Ana içeriğe atla

Trablusgarp Savaşı Maddeler Halinde

  • Trablusgarp Savaşı 1911-1912 yılları arasında Osmanlı Devleti ile İtalya arasında yapılmıştır. Savaşın meydana gelmesinde en büyük etken İtalya'nın sömürgeci politika izlemesi ve pazar arayışında peşinde başarı kazanabileceğine inandığı Trablusgarp'a asker çıkarması olmuştur.
  • İtalya ve Rusya 1909 yılında imzaladıkları Racconigi Antlaşması ile Rusya İtalya'nın Trablusgarp'taki menfaatlerini, İtalya ise Rusya'nın boğazlardaki menfaatlerini tanımış, karşılıklı güven ve destek sözleri iki ülkeyi de rahatlatmıştır.
  • İtalya Habeşistan'da aldığı yenilgi üzerine Kuzey Afrika'da bir sömürge imparatorluğu kurma arzusu peşinde hareket etmeye başlamıştır. Trablusgarp üzerinde ekonomik ambargo faaliyetlerinde bulunan İtalya, Bingazi ve Trablusgarp'ın alınması ile Afrika içlerine doğru yönelip sömürge imparatorluğunu genişletmeyi düşünmüştür.
  • İtalya 28 Eylül 1911 tarihinde Osmanlı Devleti'ne 24 saat süreli bir ültimatom vermiş, Trablusgarp'ta İtalyanlara ayrıcalıklar tanınmasını ve bölgenin boşaltılarak  kendilerine verilmesi istemişlerdir. Osmanlı Devleti egemenlik anlayışına tamamen ters düşen bu isteklere olumsuz cevap vermiş ve İtalya ile görüşme talebinde bulunmuştur. Durumu fırsat bilen İtalya önceden kararlaştırdığı gibi süre bitimine müteakip Osmanlı Devleti'ne karşı harp ilan etmiş ve Trablusgarp kıyılarına asker çıkarmaya başlamıştır.
  • Siyasi, askeri ve ekonomik açıdan zor durumda olan Osmanlı Devleti yetersiz deniz kuvveti ve Trablusgarp'ta az sayıda bulunan kuvveti ile işgale karşı çıkmaya çalışmış, fakat başarılı olamamıştır. İçinde bulunduğu durum sebebi ile bölgeye karadan ve denizden askeri güç sevk edemeyen Osmanlı Devleti gönüllü Türk subaylarının bölgeye bir şekilde gitmelerine izin vermiştir.
  • Tunus ve Mısır'dan kaçarak Trablusgarp'ı savunmaya gelen gönüllü Türk subayları, başta Mustafa Kemal, Binbaşı Enver ve Fethi Bey ülke içinde Sunisi'leri teşkilatlandırmış ve işgalci kuvvetlere karşı çetin ve başarılı mücadeleler vermiştir. Takma isimler, değişik kılıklar, silahsız ve malzemesiz vatan savunması şuuru ile Trablusgarp'a gelen gönüllüler, yaptıkları fedakarlıklar ve kahramanlıklar sayesinde İtalyanların ülke içerisinde ilerlemesine izin vermemişlerdir.
  • İlerlemesi kesilen ve istedikleri başarıya ulaşamayan İtalya yönünü İstanbul'a çevirmiş, 12 adayı işgal etmiş ve Osmanlı Devleti'nin iç karışıklıklarından, Rusların boğazlar üzerindeki isteklerinden faydalanarak Osmanlı Devleti'ni barışa zorlamıştır.
  • İsviçre'nin Lozan şehrinde 18 Ekim 1912 tarihinde imzalanan Uşi Antlaşması ile Osmanlı Devleti Trablusgarp'ı İtalya'ya vermek zorunda kalmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

MUSEVEİLİK NEDİR? MUSEVİLİK HAKKINDA KISA BİLGİ

MUSEVEİLİK NEDİR? MUSEVİLİK HAKKINDA KISA BİLGİ Allah'ın İsrailoğulları'na Musa Peygamber aracılığıyla bildirdiği din kurallarının bütünü. Tektanrıcı büyük dinlerin en eskisi Musevîliktir. Bu dine inanlara Yahudi denir. İsrailoğulları Milattan 2 bin yıl önce Filistin'e yerleşmişlerdi. Birkaç kabileye ayrıldılar. Bunlardan Yahuda kabilesi sonradan ülkenin bütününü egemenliği altına aldı. Bu kabilenin adından türeyen Yahudilik ve Yahudi sözcükleri, sonradan Musevîlik ve Musevi sözcükleriyle karşılandı.  Musevilik Musevilik  Allah'ın İsrailoğulları'na Hz. Musa aracılığıyla bildirdiği din kurallarının bütünü. Tektanrıcı büyük dinlerin en eskisi Museviliktir. Bu dine inanlara Yahudi denir.  İsrailoğulları Milattan 2 bin yıl önce Filistin'e yerleşmişlerdi. Birkaç kabileye ayrıldılar. Bunlardan Yahuda kabilesi sonradan ülkenin bütününü egemenliği altına aldı. Bu kabilenin adından türeyen Yahudilik ve Yahudi sözcükleri, sonradan Musevilik ve Muse...

KUREYŞ KABİLESİ NEDİR? KUREYŞ KABİLESİNE NE OLDU?

KUREYŞ KABİLESİ NEDİR? Hz. Muhammed’in üyesi olduğu Arap kabilesidir. Bir yoruma göre Kureyş adı “köpekbalığı” anlamındaki kıreften türemiş, çok güçlü bir kişi olduğu için Fihr bin Malik’e san olarak verilmiş ve soyu bu adla anılmıştır. Bir başka yoruma göre “birleştirmek”, “toplamak” anlamına gelen /çarktan türemiş, dağınık durumdaki kabileyi bir araya getirdiği için Fihr’in torunlarından Kusay bin Kilab’a san olarak verilmiş, daha sonra bütün Fihr soyu bu adla anılmıştır. Üçüncü bir yoruma göre ise “ticaret ve kazanç” anlamındaki tekarruş’ tan türeyen Kureyş, ticaretle uğraştıkları için kabileye ad olarak verilmiştir. Kabilenin atası Fihr bin Malik’in soyu Hz. İsmail’in torunlarından Adnan’a bağlanır. Bu soy Galib, Lüey, Kaab, Mürre, Kilab, Kusay, Abdi Menaf, Haşim, Abdulmuttalib ve Abdullah zinciriyle de Hz. Muhammed’e ulaşır. Haşim’den başlayarak Haşimiler ola­rak anılan bu koldan başka Fihr soyundan daha birçok kabile sürmüştür. Bunların en ünlüleri, Kaab’m Huseys ve Adiy...

Hazret-i Ebu Süfyan Kimdir? Maddeler Halinde

Hazret-i Ebu Süfyan (radıyallahü teâlâ anh), Peygamber efendimizin kayınpederi ve eshab-ı kiramın büyüklerindendir. Peygamber efendimizin mübarek zevcesi olan Habibe validemizin ve vahiy kâtibi Hazret-i Muaviye ’nin babasıdır.  Hazret-i Ebu Süfyan, Müslüman olmadan önce Mekke’nin ordu kumandanı idi. Mekke’nin fethinde Müslüman oldu. İslam ordusu şehre girerken, bir tepeden onları seyrediyordu. Kendi kendine (Şimdi büyük bir ordum olsa, acaba bunları yenebilir miydim?) diye düşündü. Tam o sırada Peygamber efendimiz yanına gelip, yavaşça   (Ne kadar büyük ordun olsa, yine seni yenerdim)   buyurdu. Bu mucize karşısında Hazret-i Ebu Süfyanın imanı daha da kuvvetlendi. Daha sonra Peygamber efendimiz Ashabına buyurdu ki: (Ebu Süfyan’ın evine giren öldürülmekten kurtulur.) Hazret-i Ebu Süfyan Mekke’ye gidip Kureyşi İslam’a davet etti. İslam ordusunun şehre girmek üzere olduğunu haber verdi. (Müslüman olanlar ve benim evime ve Mescid-i harama sığınanlar hariç, herkes kılı...